28 Nisan 2015 Salı

Sen Olmasan da Olur, Senli Hayallerim Yetiyor Bana

  






     Bir kafede rastlamıştım sana… Güzel sıcak bir gündü… Güneş tam tepe de, senin sesine eşlik ediyordu. Herkes kendinden geçmiş sesine odaklanmışlardı… İspanyolca bir şarkı söylüyordun, onu hala bulamadım. Herkes gibi ben de büyülenmiştim, biliyordum bana bakmayacağını, arkandan şiirler, yazılar yazan kişiye bir gülümsemeyi çok göreceğini biliyordum… Ama ateşle dans etmek hoşuma gitmişti, bile bile benim olmanı istemem… Seninle yatmak istemem… Olmayacak şeyler işte, lakin bunu düşünmek bile bana yeter, küçük şeylerle de mutlu olmayı bilen biriyim… Sen olmasan da olur senli hayallerim yetiyor bana…

     Yokuş aşağı takip etmiştim sonra seni, Arnavut kaldırımlı sokaktaydık, çok iyi hatırlıyorum Çiçek Abbas Afişi vardı hatta…  Parfüm kokun tüylerimi diken diken ediyordu, anımsadıkça daha çok mutlu oluyorum. Daha sonra sağa saptın; birkaç ekmek ve süt aldın, bir an göz göze geldik ve işte o an olmayacağını fark ettim, yine de peşini bırakmadım tabii. Seni takip etmek hoşuma gitti, vicdani rahatsızlık duydum fakat biraz daha istiyordum; kokunu içime çekmek, seni izlemek… Eroin gibiydin aynı daha çok daha çok daha çok…

     Evine girdin ondan sonra, her şey bitti işte… Bir daha görmedim seni, bir daha o kafeye gitmedim, bir daha o Arnavut kaldırımlı sokakta yürümedim, bir daha Çiçek Abbas afişi görmedim, bir daha kokunu içime çekemedim…

     Yine de mutluyum, dedim ya sen olmasan da yeter, senli hayallerim yetiyor bana… Aşkın kısası makbulmuş, yaşa ve git. Bu kadar ! Senin gibi çok kaçamaklarım oldu benim, nice aşklarım, günü birlikti hepsi ve hepsini şiirler yazdım; özel değilsin yani…  Benim olmayan özel olmaz.


     Seni sevmek istemiyorum aslında, başkasını takip etmek, becerdiğimi düşünmek istiyorum, ona şiirler yazmak; sonra yine başkası yine yeniden… Benim hayatım bu, özgür bir adamım; severim, sikerim, yazarım ve daha sonra yine severim; böyle gider işte…